Evet, belki de buruk bir sondu bizler için. Uykusuz gecelerin karşılığını alamadık belki. Ama çok güzeldi be abi :)
Türk eğitim sisteminin öğrenciye yaptıramadığı şeydi hedefimiz. Yaratıcı düşünmek, inovasyon, üretkenlik, sabır, takım çalışması, gerçek bir projeyi ortaya koyabilme yetisi… Biz bunları hedeflemiştik ve elimizden geldiğince yaptık, sonucu genellikle kanlanmış uykulu gözlerdi ama kazandırdıklarının yanında ne önemi var ki.
18 yaşında bir hazırlık öğrencisi için bence finallerde o salonda bulunmak ve sahneye çıkmak bile büyük bir başarıydı. Gönül isterdi Mısır’da tozu dumana katalım amma ve lakin bizim düşmanlar ;) çok iyi çalışmış haklarını vermek lazım :)
Aslında Imagine Cup nedir arkadaşlar biliyor musunuz? Imagine Cup’ı tanımlayan tek bir kelime sorduklarında röportaj için aklıma bir şey gelmemişti, ancak şimdi biliyorum. Eğlence! Çünkü ben arkama baktığımda ne kadar eğlendiğimi görüyorum. Ben bu yarışma sayesinde çok iyi 3 takım arkadaşı ve farklı üniversitelerden birçok dost kazandım. Takım arkadaşlarımla geçirdiğim eğlenceli vakitler, benim için Imagine Cup.
Imagine Cup, sadece eğlence değildi tabi ki. Bizi düşünmeye ve üretmeye iten bir yarışma. Çünkü yenilikçi olmalısınız, olmayanı yapmalı, görülmeyeni görmelisiniz. Sıradan gerçek hayat projelerini bırakın! Imagine Cup için konuşacaksak ne kadar farklı o kadar iyi ;) Tabi projenin ayakları yere bastığı sürece :)
Bize kazandırdığı en önemli şey ise kesinlikle beraber çalışma ve bir projeyi başından sonuna geliştirme şansıydı. Standart bir üniversite öğrencisinin neredeyse bu yeteneğini hiç geliştirmediği düşünülünce, Imagine Cup kendinizi bu alanda geliştirmek için inanılmaz bir ortamı eğlenceli bir biçimde sağlamasıyla ön plana çıkıyor.
Atmosferden bahsetmek gerekirse, ben yarı finallerde daha çok gerilmiştim. Çünkü yarı finallerde sadece jüri var, fakat finallerde sizinle aynı özelliklere sahip kısaca “sizden” insanlarda var salonda ve onlarla göz teması kurabilmek insanı rahatlatıyor. Öbür türlü jürilerin ciddiyeti bir süre sonra gerebiliyor insanı :) Ayrıca salonda bir müsabakadan çok, herkesin kendi projesini anlattığı sıcak bir ortam vardı. Bütün yarışmacılar sanki birbirini yıllardır tanıyormuşçasına davranıyordu birbirine, hepimiz Türkiye’yi temsil etmek istiyorduk. Bu kişisel çıkarların ötesinde bir şey. Sonuçlar açıklanırken ki gerginlik ve heyecan ise inanılmazdı :) Bir şey kazanamamak ve oradan emeklerinizin karşılığını almadan ayrılmak buruk olarak görülebilir, hatta öyle gözüküyor zaten! Ama üstüne düşündüğünüzde “İyi ki yapmışım!” diyorsunuz. Çünkü hiçbir ödül veya hediye tecrübeyi satın alamaz.
Microsoft’tan kitap, sertifika, 1gblık USB Bellek ve “beleş” öğlen yemeği kazanabildim dün :) Yemek süper, kitap VB, sertifika afilliydi hani :) Ancak bunlar artık geride kaldı ve düne tatlı bir hatıra olarak bakabilirim. Böyle fırsatlar bir insanın eline fazla geçmiyor, belki de bir daha o salona giremeyeceğim bir finalist olarak ama bu güzel hatıralar, dostlarla eğlenceli dakikalar o salona değil bana ait. İnanın bu yarışmaya o kupayı kaldırmak için giriliyor ama daha fazlası kazanılıyor.
Ahh Mısır özlettin be kendini, piramitlerini göreceğiz dedik ama olmadı. Neyse sağlık olsun, selamımızı taşır nasıl olsa dostlar. Sözün sonuna gelmişken size diyebileceğim tek bir şey var. Geç kalmadan Imagine Cup’a katılın. Bu fırsatı kaçırmayın :)
Kolay Gelsin…